Türk Savunma Sanayii motor teknolojilerinde ilerlemeye devam ediyor
- 30 Eyl 2025
- 1 dakikada okunur
Türk savunma sanayii, motor teknolojilerinde dışa bağımlılığı sona erdirme hedefi doğrultusunda önemli bir dönemeçten geçiyor.

Kara sistemlerinde, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki VURAN ve KİRPİ zırhlı araçlarına TUNA motorunun entegrasyonu tamamlanarak hizmete sunuldu. Tank taşıyıcı ve lojistik araçlar için geliştirilen AZRA Gen-2 motorunun test faaliyetleri başarıyla sürdürülürken, yeni nesil paletli araçlarda görev yapacak UTKU motoru ve ALTAY tankı için geliştirilen BATU motorunun geliştirme ve test süreçleri tamamlandı.
Hava sistemlerinde Bayraktar TB3 insansız hava aracında PD200 motoru envantere girdi. ANKA ve AKSUNGUR’da PD170 motorunun entegrasyonu için testler sürerken, KARGI’da PG50 motoru ile bağımsız motor kabiliyeti sağlandı. GÖKBEY helikopterinde TS1400 turboşaft motorunun sertifikasyon testleri devam etmekte, ANKA-III için TF6000 turbofan motoru başarıyla çalıştırıldı. KIZILELMA savaş uçağı için TF10000 motorunun geliştirme çalışmaları sürerken, Milli Muharip Uçak KAAN'ın TF35000 ana motoru ve APU60 yardımcı güç ünitesi projeleri aktif olarak ilerliyor.
Yerli motorlarla savunmada yeni çağ
Deniz sistemlerinde Marlin SİDA için LEVEND motoru ve ULAQ SİDA için Marin X7 motoru başarıyla entegre edilirken, MİLGEM gemileri için MAVİ BATU bağımsız motor sistemi testleri tamamlandı. Füze sistemlerinde ATMACA ve SOM için KTJ3200, ÇAKIR için KTJ1750 ve KARA ATMACA için KTJ3700 jet motorları geliştirilmiş ve kullanılmaya başlandı.
Motor teknolojilerindeki bu dönüşüm, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Gaz Türbinli Motor, Kara Araçları İçin Güç Grubu, Milli Dizel Deniz Motorları ve Milli Deniz Tipi Elektrikli Tahrik Sistemleri yol haritaları doğrultusunda yürütülüyor. Türkiye, bu başarılarla kara, hava, deniz ve füze sistemlerinde kritik kabiliyetleri artık tamamen yerli ve milli imkânlarla karşılayabiliyor.



